
The Devil’s Double Hollywood’ın kalburüstü gişe fimlerinin yönetmeni Lee Tamahori’nin yönettiği 2011 tarihli bir film. Bir zamanlar Saddam Hüseyin’in oğlu Uday Hüseyin’in dublörlüğünü yapan Latif Yahya’nın otobiyagrafik romanından uyarlanan bu film, şimdilerde çok farklı bir ülke olan Irak’ın 90’lı yılların başındaki haline de ışık tutuyor.
Filmin ana karakterlerini Uday ve Latif oluşturuyor. Saddam ve onun diğer oğlu Cusay ise hikayenin belli yerlerinde ortaya çıkan tamamlayıcı karakterler olarak göze çarpıyor. Film bir anlamda Latif’in dublörlük yaptığı süre zarfında yaşadıkları ve tanık olduklarına odaklanıyor. Oldukça obsesif ve psikopat bir karaktere sahip olan, kadınlara ve uyuşturucuya aşırı şekilde düşkün Uday, kendine uzun süredir bir dublör aramaktadır. Fiziksel olarak kendine %90 oranında benzeyen Latif’i tespit eden adamları kısa sürede onu Uday’ın yanına getirir. Latif ilkin dublör olmayı red eder. Uday bunun üzerine ona günlerce işkence ettirir ve ailesini öldürmekle tehdit eder. Latif kendisine teklif edilmekten ziyade bir nevi zorla verilen bu görevi kabul ederek Uday’ın yaşantısına ortak olur. Zamanla Uday’ın ne denli bir deli olduğunu, kişisel zevkleri uğruna masum insanların hayatlarını çalıp, onları nasıl heba ettiğine tanık olduğunda ise bu yaşantıdan kurtulmak için elinden geleni yapacaktır.