
İtalyan gore ustası Lucio Fulci’nin filmlerini uzun zamandır izleyip, değerlendirmek istiyordum. The Beyond-(E tu vivrai nel terrore - L'aldilà)’la Fulci’ye başlayabilriz.
Film, cehennemin yedi kapısından birinin üstüne inşaa edilmiş, bir otelin lanetini anlatıyor. Açılış sahnesi de bu anlamda, filmin geneli hakkında bir özet çıkartıyor bize. 1927 yılında açılan film, malum otelin 36 numarasında kalan ressamın, kasaba halkı tarafından dinsiz bir büyücü olduğu iddia edilerek, acımasız işkencelere maruz kalarak, öldürülmesiyle açılıyor. Bu andan itibaren filmin içeriği hakkında az-çok bir fikir edinebiliyoruz. Filmin bu girişinden sonra günümüze geliriz (1981). Film baş kahramanı ‘Liza’ adında sarışın bir hatuna, bu otel miras kalmıştır. Harabe halindeki oteli yeniden açmak istemektedir. Daha en baştan ‘Liza’ ile beraber garip olaylar yaşamaya başlarız. Harabe halindeki otelin içinde, kör bir kadın gören işçi, inşaat iskelesinden düşer. Bu olayın hemen ardından otelin altında araştırma yapan su tesisatçısı Joe, bir zombi tarafından gözleri parçalanarak öldürülür.
Lucio Fulci, şiddet konusunda filmde çok cüretkar davranıyor. Başka bir italyan üstad Mario Bava’dan en büyük farkı da, şiddet konusudaki bu cüretkarlığı. Fulci, filmlerinde şiddet sahnelerini o kadar estetik çekiyor ki, kişinin o an gerçekten öldürüldüğünü düşünüyorsunuz. Bir rivayete göre yönetmenin, filmlerinde gerçek organ kullandığı da söyleniyor.
