almanya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
almanya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ekim 2010 Cuma

Sexo Cannibal


Not: Filmin orijinal ispanyolca ismi Sexo caníbal. İngilizce olarak The Devil Hunter olarak da biliniyor. Ancak bir çok yerde film, orijinal isminin ingilizce çevirisi Sexo Cannibal olarak da anılıyor. Yine de divxplanet.com ya da imdb'de araştırma yapacak olursanız filmi The Devil Hunter olarak aratırsanız daha iyi sonuç elde edersiniz.

Jesus Franco gerçekten normal bir yönetmen değil. Sinema kariyeri boyunca psikodelik öğelerle dolu bir ton film yapan yönetmen, filmlerinde kadın çıplaklığına da epey bir önem vermiştir. Şahsen kendisi pek tuttuğum bir yönetmen olmasa da, filmlerini izlemekten de geri kalamıyorum. Imdb notu 2.6 olan, 1980 yapımı Sexo Cannibal’da yine izlemekten kendimi alıkoyamadığım bir Jesus Franco filmi oldu.


28 Mart 2009 Cumartesi

She Killed in Ecstasy

inceleme
Kısa bir aranın ardından ‘kadın intikam’ filmlerine kaldığımız yerden devam ediyoruz. Bu sefer ele alacağımız film, Jesus Franco’nun 1971 tarihli filmi She Killed in Ecstasy. Bu film, yönetmenin 1966 yılında çektiği Miss Muerte ile nerdeyse aynı konuyu işliyor. Elbette yüzün üzerinde film çekmiş bir yönetmenin, her filminin farklı olması beklenemez. Dönem dönem aynı temaları, farklı karakter ve hikayeler ile tekrar çektiği olmuştur. Bir çok kötü filmi bulunsa da, She Killed in Ecstasy, Miss Muerte ve Vampirous Lesbos gibi kült sayılabilecek filmlere de imza atmıştır.

Vampirous Lesbos

Filmlerinde genelde oryantalist bir uslup kullanan yönetmenin, bu filmi de çok farklı değil. İnsanı hipnotize eden ve nerdeyse hiç susmayan müzik, naturalasit bir kadın çıplaklığı ve akdenize özgü egzotik mekanlar; Franco filmlerinin genel tematik araçlarını oluşturur. B filmlerinde görmeye alışık olmadığımız bir zerafet söz konusudur filmlerinde. She Killed in Ecstasy, her ne kadar trash sinema tarzına yakın olsa da, Vampiros Lesbos, aşırı oryantalist tarzıyla trash sinemaya çok da yakın sayılmaz. Gerçi Franco’nun filmlerini b film ya da trash olarak görmek, çok da doğru bir bakış açısı olmaz. Yönetmenin yaptığı daha çok kendine özgü bir janr oluşturmak. Filmlerinin kötü bulunmasın da, kuşkusuz bu kendine has, orjinal uslubunun büyük payı var. She Killed in Ecstasy’da yönetmen yine kendine has uslubunu sıkça ortaya koysa da, genel anlamda b film janr’ına daha yakın duran bir film. Bu yönüyle de diğer filmlerine nazaran daha öne çıkan bir yapım.