
Peter Jackson'ın Lord of the Rings serisinden önce de bir sinema kariyeri olduğunun en büyük ispatı 1992 yapımı, birçok yerde Dead Alive ismiyle de anılan Braindead filmidir.
Benzer nitelikteki filmlerden biri olan ve benim de hayatımda izlediğim en eğlenceli filmlerden olan Evil Dead 2 ile bir karşılaştırma yapacak olursak, komedi yönüyle olmasa da, kan yönünden Evil Dead 2'nin epey önünde bir film Braindead. Peter Jackson'ın oldukça gerilla usulü çektiği ilk filmi Bad Taste'in ardından bu denli zahmetli bir işe kalkışması ve bunun altından başarıyla kalkabilmesi ayrıca övgüyü hak ediyor.
Film 1957 yılında ufak bir Yeni Zelanda kasabasında geçiyor. Oldukça despot olan Annesi ile yaşayan Lionel, bir gün alışveriş yaptığı sırada Paquita'nın ilgisini çeker. Paquita'ya büyük annesi tarot falı bakmıştır. Falda Paquita'nın büyük bir aşk yaşayacağı görünmektedir. Paquita bu kişinin Lionel olduğunu düşünmektedir. Kısa sürede Lionel ve Paquita epey hızlı bir aşk yaşarlar ama garip olaylar silsilesi de peşlerini bırakmaz. Kendilerini hayvanat bahçesinde takip eden Lionel'in Annesini, filmin en başında sıçanlar tarafından tecavüz edilen ve mutasyona uğrayan bir fare, daha doğrusu fare-maymun karşımı büyük, lanetli bir hayvan kolundan ısırır. Annesi oracıkta bu yaratığı öldürür ancak sonradan giderek garipleşir ve kısa sürede bir zombiye dönüşür. Filmdeki bütün macera ve işlerin sarpa sarması da bu andan itibaren başlar.

