kült sahne etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kült sahne etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Temmuz 2012 Perşembe

The Getaway


The Getaway, şiddetin ozanı olarak adlandırılan Sam Peckinpah'ın, The Wild Bunch ve Straw Dogs ile beraber en bilinen ve kült kabul edilen filmlerinden birisi. Love Story filminin ultra romantik kadını Ali MacGraw ve karizma abidesi aktör Steve McQueen'in muhteşem bir kanun dışı çifti oluşturduğu bu filmde,  Doc (Steve McQueen), hapisten şartlı tahliye olduktan sonra büyük bir soygunun parçası olur ve sonrasında hem polislerle hem de soygunun ortakları ile büyük bir kaçıp-kovalamaca serüvenine girer. Öte yandan kendisinin şartlı tahliye olmasını sağlayan adamla yasak ilişkiye giren karısı Carol (Ali MacGraw) ile de durumunu sorgulayacaktır.

 Paylaştığım sahne ise bu muhteşem filmin en hareketli ve estetik anlarından birisi. Harika bir kurgu ve oyunculukla çekilmiş çok iyi bir çatışma sahnesi. Peckinpah'ın tüm hünerlerini sergilediği ve kurşunlarını yağdırdığı bu sahneyi ilgi ve beğeninize sunuyorum.


yazan:faust116

5 Temmuz 2012 Perşembe

Zombie Flesh Eaters (Zombie 2: Gli ultimi zombi)


Lucio Fulci imzalı Zombie Flesh Eaters, birçok farklı isimle piyasada bulunan oldukça şahsına münhasır bir zombi filmi. Çıktığı dönemde o aralar oldukça meşhur olan George Romero'nun Dawn of the Dead filmine ithafen bu film için Zombie 2 denildi. Fulci bu film dışında City of the living Dead ve The Beyond gibi yapımlarla Zombi mitolojisine kendi üslubuyla bir bakış atmıştı. Bu filmde ise mekan Afrika'nın vahşi doğası. Hayvanlardan yayıldığı iddia edilen bir virüs neticesinde insanlar, öldükten sonra zombi haline gelip dehşet ve ölüm saçarlar. Gerisi malum.

Fulci özünde çok yetenekli bir yönetmendir. Kimileri bu yeteneğin böyle pis ve mide bulandırıcı işlerle harcanmasını yadırgayabilir ancak Fulci hep mantığına doğru gelen filmler yapmıştır. O yüzden bu adamın neredeyse her türden filmi bulanan oldukça eklektik filmograsifini mümkün mertebe keşfetmek lazım.

Aslında filmde bu sahne dışında köpek balığı ve zombi arasında geçen su altındaki bir dövüş sahnesi var ki, o çok daha efsane ve bilinen bir sahnedir. Ancak benim favori sahnem yukarıda paylaşmış olduğum göze kıymık batma sahnedir. İnanılmaz bir yönetmenlik becerisi, oyunculuk ve de izlemek için sağlam bir mide gerektiren bu sahneyi esaslı bir +18 uyarısı ile beğeninize sunuyorum.


yazan:faust116

23 Mayıs 2012 Çarşamba

City of the Living Dead

kült sahne


Lucio Fulci’nin yönetmiş olduğu City of the Living Dead, Fulci usulü sert bir zombi-gore filmi. Fulci’den başka türlü bir zombi filmi beklenmez zaten. City of the Living Dead’de bir rahibin kendini asmasıyla ortaya çıkan lanetin, kasabadaki tüm insanların sırayla öldürmesi anlatılıyor. Filmde bir lanet söz konusu ve ele tüfek alıp, zombi öldürerek geçecek bir lanet değil bu. Sanki Tanrı’nın insanlara sunduğu bir ceza gibi. Yani rahip gibi iyiliği temsil eden, insanları doğru yola teşvik etmekle yükümlü birinin intiharı ile ölüler mezarından kalkar ve insanları öldürmeye başlar.

Fulci’nin yönetmenlik anlamında en başarılı bulduğum filmlerinden biridir City of the Living Dead. Paylaşmış olduğum mezarlıkta geçen bu sahne, filmin gerilim dozunun tavan yaptığı anlardan biri. Oldukça iyi çekilmiş ve kurgulanmış bu sahnede klostrofobik duyguları dibine kadar yaşıyorsunuz.



yazan:faust116

29 Kasım 2011 Salı

Kaçaklar



Klasik sahne bölümüne Yılmaz Güney’in 1971 tarihli Kaçaklar filmi ile başlıyoruz. Filmde eskiden bıçkın bir kabadayı olan Osman (Yılmaz Güney) şimdilerde kendisine büyük iyiliği dokunmuş Arnavut Bektaş'ın (Mehmet Büyükgüngör) fedailiğini yapmaktadır. Arnavut Bektaş, kendisine kumar borcu bulunan Mümtaz’ın (Mümtaz Ener) bu borcu ödeyememesi üzerine kızı Elif’i (Fatma Karanfil) kaçırmaya karar verir. Bu kaçırma işi için de Osman'ı görevlendirir. Ancak işler planlandığı gibi gitmez. Kızın masumane duyguları, arkadaşlık, fedakarlıklar ve en önemlisi şerefi ve onuru için bu işi bozar Osman. Babası gibi sevdiği kişiyi karşısına alır. Düşman olurlar birbirlerine.

Paylaşmış olduğum sahne ise bu hareketli filmin belki de en naif ve yumuşak sahnelerinden biri. Elif’in gecenin bir yarısında Osman’a aşkın tarifini sorduğu bu sahnede kanımca Fatma Karanfil’in sempatikliği Yılmaz Güney’in karizmasının çok üstüne çıkıyor.


yazan:faust116